Bir partidesiniz. Müzik çalıyor, herkes eğleniyor. Sonra aniden DJ fişi çekiyor. Işıklar açılıyor. Ve ev sahibi “Pardon, parti bitti” diyor. Hindistan Süper Ligi‘nde (ISL)
Excel tabloları bazen sıkıcıdır. Ama bazen de geleceği görme konusunda yardımcı oluyorlar. Kadın futbolu özelinde Deloitte Football Money League raporu yayınlandı. Rakamlar bize tek
Eğer bugün bir spor mağazasına girerseniz, üzerinde “Mamba Mentality” yazan tişörtlerin, ayakkabıların ve posterlerin en ön raflarda olduğunu görürsünüz. Bu iki kelime, modern iş
Avrupa basketbolunda sular kaynamaya devam ediyor. NBA’in Avrupa Rüyasına darbe Barcelona’dan geldi. Yıllardır süren “Soğuk Savaş” artık resmileşti. NBA, Avrupa pazarına girmek istiyor. EuroLeague ise topraklarını korumaya çalışıyor. Bu hafta savaşın ilk büyük muharebesi yaşandı. Ve kazanan taraf EuroLeague oldu. FC Barcelona kararını verdi.
Futbol dünyasında bazı kırmızı çizgiler vardır. FIFA dün o çizgilerden birini sildi. Yıllarca Dünya Kupası’nı sadece TV kanallarından izledik. Yayın hakları milyar dolarlara satıldı. FIFA’nın Bahis Devrimi, 13 Ocak 2026 itibarıyla oyunun kuralları değişti. FIFA, spor verisi devi Stats Perform ile tarihi bir anlaşma
Real Madrid formasına baktığınızda ne görüyorsunuz? Muhtemelen “Emirates” yazısını, kulübün armasından daha önce fark ediyorsunuz. Aslında hepsi bir geyiğin yarattığı ekonomi ile bugün hayatımızda. Bugün futbol formaları, dünyanın en pahalı “yürüyen reklam panoları” desek abartmış olmayız. Manchester United veya Barcelona, sadece göğüslerinde bir markanın
David Attenborough denince aklınıza ne geliyor? Muhtemelen fısıldayan bir ses tonu, balta girmemiş ormanlar ve buzulların üzerinde yürüyen kutup ayıları. Muhtemelen aklınıza Roger Federer veya Wimbledon gelmiyordur. Ama gelmeli. Çünkü bugün tenis kortlarında gördüğünüz o ikonik tenisin rengi olan “fosforlu sarı” topları, aslında tenisçilere,
İngiltere Kadınlar Süper Ligi’nde (WSL) 2025-2026 sezonunda ilk yarıy geride kaldı. Takvimler Ocak ayını gösteriyor, ikinci yarı başlamak üzere. Ama biz sahada kimin kazandığıyla değil, banka hesaplarında kimin kazandığıyla ve WSL’in milyar dolarlık yükselişi ile ilgileniyoruz. Kasım 2025’te yayınlanan Global Data’nın raporunun verileribe göre
Real Madrid, geçtiğimiz pazar günü sahasında Real Betis’i 5-1 mağlup etti. Skor tabelası etkileyiciydi. Ama tribündeki dikkatli gözler için asıl büyü zemindeydi. Sadece beş gün önce, o yeşil çimlerin yerinde dev bir buz pisti vardı. Binlerce insan penaltı noktasının üzerinde kayıyordu. Pazar günü ise
Avrupa basketbolunda sular ısınıyor. Bir yanda köklü gelenekler var. Diğer yanda Amerikan sermayesi. EuroLeague ekonomisi söz konusu olduğunda rakamlar önceki yıllara göre rekor seviyede. Medya ve bahis haklarından 60 milyon Euro’nun üzerinde gelir bekleniyor. Bu harika bir haber gibi görünüyor. Ama madalyonun diğer yüzü
Spor dünyasında sıkça duyduğumuz romantik bir hikaye vardır: Yıldız oyuncu evine döner, son bir sezon oynar ve jübilesini yapar. Ancak Sergio Ramos ve Sevilla flörtü, bu senaryoyu yeniden yazıyor. O sadece formayı giymek değil, kulübün anahtarlarını devralmak istiyor. Eski Real Madrid kaptanı ve İspanyol efsanesi, çocukluk kulübü Sevilla’yı satın almak
Elinize son model bir akıllı telefon aldığınızda ne hissediyorsunuz. Muhtemelen bir “ilerleme” hissi. Geleceğe dokunduğunuzu düşünüyorsunuz. Sınırsız bilgiye, hıza ve güce ulaştığınızı düşünüyorsunuz. Oysa medya eleştirmeni Neil Postman hayatta olsaydı, buna acı bir tebessümle bakardı. Çünkü ona göre teknoloji, bize hep bir şeyler verirken,
Tüm dünya ve elbette spor da büyük bir krizle yüzleşiyor. İzleyici alışkanlıkları hızla değişiyor. Artık kimsenin sabrı yok, bir içeriğin sizi yakalama süresi çok çok düşmüş durumda. Bir de durağan geçen uzun süren maçları düşünün, artık hiçbiri ilgi görmüyor. Bu kriz arasında hepimiz beyzbolun