25 Kasım 2009, gece 2:25. Tiger Woods, Florida’daki evinin önünde Cadillac Escalade’ini bir yangın musluğuna, sonra bir ağaca çarptı. Eşi Elin, golf sopasıyla arka
Cumartesi gecesi Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de sadece Şampiyonlar Ligi Finali’ni izlemeyeceğiz. Sahada tarih yazmak isteyen iki dev, kenarda ise milyarlarca dolarlık spor imparatorluklarının prestij savaşı
Yahoo geçen günlerde bir spor ekonomisi merkezi açtı. WSJ bu yaz aynı kulvara giriyor. Tesadüf mü? Değil. Büyük medya şirketleri sporun perde arkasını keşfetti
Avrupa basketbolunda sular ısınıyor. Bir yanda köklü gelenekler var. Diğer yanda Amerikan sermayesi. EuroLeague ekonomisi söz konusu olduğunda rakamlar önceki yıllara göre rekor seviyede. Medya ve bahis haklarından 60 milyon Euro’nun üzerinde gelir bekleniyor. Bu harika bir haber gibi görünüyor. Ama madalyonun diğer yüzü
Spor dünyasında sıkça duyduğumuz romantik bir hikaye vardır: Yıldız oyuncu evine döner, son bir sezon oynar ve jübilesini yapar. Ancak Sergio Ramos ve Sevilla flörtü, bu senaryoyu yeniden yazıyor. O sadece formayı giymek değil, kulübün anahtarlarını devralmak istiyor. Eski Real Madrid kaptanı ve İspanyol efsanesi, çocukluk kulübü Sevilla’yı satın almak
Elinize son model bir akıllı telefon aldığınızda ne hissediyorsunuz. Muhtemelen bir “ilerleme” hissi. Geleceğe dokunduğunuzu düşünüyorsunuz. Sınırsız bilgiye, hıza ve güce ulaştığınızı düşünüyorsunuz. Oysa medya eleştirmeni Neil Postman hayatta olsaydı, buna acı bir tebessümle bakardı. Çünkü ona göre teknoloji, bize hep bir şeyler verirken,
Tüm dünya ve elbette spor da büyük bir krizle yüzleşiyor. İzleyici alışkanlıkları hızla değişiyor. Artık kimsenin sabrı yok, bir içeriğin sizi yakalama süresi çok çok düşmüş durumda. Bir de durağan geçen uzun süren maçları düşünün, artık hiçbiri ilgi görmüyor. Bu kriz arasında hepimiz beyzbolun
Meksika futbolunda yılın ilk bombası patladı. Club América’da dev ortaklık resmen duyuruldu. Dev ortaklık ile ABD’li yatırım şirketi General Atlantic, kulübe resmen ortak oldu. Anlaşmanın toplam değerinin 500 milyon dolara (426 milyon Euro) yaklaştığı belirtiliyor. Bu devasa hamle, Latin Amerika futbol piyasasında dengeleri değiştirecek.
Gelecek raporları ve 2026 spor endüstrisi trendleri açıkça gösteriyor ki; sektör son 50 yıldır süregelen o basit ve güvenli denklemden artık koptu. Ancak 2025 yılı itibarıyla bu geleneksel spor ekonomisi modeli resmen tarih olmaya başladı. Eğer spor yöneticileri bugün hala sadece ‘sahadaki skorla’ ilgileniyorlarsa,
2025’in son saatlerini yaşarken, yılın tartışmasız en belirleyici ticari hamlesini yani NBA’in 76 milyar dolarlık anlaşmasını mercek altına alalım. Spor dünyasında bazı rakamlar vardır; sadece cüzdanları değil, endüstriyi de kökten değiştirir. NBA, 2025-2026 sezonunda yeni bir döneme girdi. Nitekim, 76 milyar dolarlık anlaşma şimdiden
Takvimlerin son yaprağına geldiğimiz, koca bir yılı daha “ne ara bittiğini anlamadan” geride bıraktığımız o gündeyiz. 31 Aralık, sadece bir tarih değişimi değil; zamanla olan kavgamızın en görünür olduğu andır. Tam da şu saatlerde, hayatın aniden arkanızdan gelip sizi yakaladığını hissetmiyor musunuz? Sanki yılın
Televizyon dünyasında yıllardır cord-cutting trendini konuşuyoruz. Ancak 2025 medya raporu verilerine göre dürüst olalım. Bu artık bir trend değil. Aksine, bu bir gerçeklik. Bu yazıda Türkiye sınırlarının dışına, yani küresel arenadaki o büyük resme odaklanacağız. Dolayısıyla okuyacaklarınız, yüzlerce sayfalık akademik bir analiz değil; 2025
Tarih 18 Mart 1995. İletişim dünyası bugünkünden çok farklıydı. Sosyal medya yoktu. Akıllı telefonlar henüz icat edilmemişti. Haberler ışık hızında yayılmıyordu. Ancak o gün, spor dünyasında taşları yerinden oynatan Michael Jordan’ın PR stratejisi aradan 30 sene geçmesine rağmen hala konuşuluyor. Majesteleri, Michael Jordan basketbola